Başka bir film adından alıntı yaptığımı anlamışsınızdır başlığı okuyunca.

Latin Amerika, G. Amerika fark etmez. Emperyalist düzenin baskısı altında arada kalan halk olur hep. Ülke fark etmeksizin çekilen filmlerde doku bile aynıdır. 

Kolombiya – Medellin ne ise Brezilya –  Rio favelaları da aynıdır.

Almanya – İsveç – Kolombiya ortaklı BİR ŞAİR filmi, bu yokluğun içinde şiir için yanıp tutuşan, işsiz, eşi tarafından terk edilmiş, kızı tarafından pek rağbet görmeyen ufak tefek ama gerçekten ezik bir adamın hikâyesi.

Film çıkışında hocam Emre Kongar’ın Hacettepe günlerimizden kalma bir cümlesini anımsadım “Alınganlık geri kalmışlığın belirtisidir!”

Toplumsal alınganlığın, yanlış anlamaların, yoksulluğun getirdiği fırsatçılık, yokluğun varlığa özenmesi ve “Onlar gibi” olmaya çalışması v.s. ne varsa 120 dakikada anlatılmış.

Bir yazıda okumuştum. Cümle şöyleydi “Siz Kolombiya’yı sadece uyuşturucunun beşiği olarak tanıyorsunuz çünkü yan komşu ABD bunun böyle bilinmesini istiyor. En ünlümüzü Escobar sanıyorsunuz oysa Gabriel Garcia Marquez, Alvaro Mutis, Gabriel Vasquez gibi yazarlarımız var.”

Haklıydı. 

Futbolu sevenler bu isimleri Tanrı sayar: Valderrama, Higuita, Asprilla. 

Hadi yolu bizden geçen birini de yazayım: Radamel Falcao.

Oscar (filmin kahramanı) ufak tefek bir şiir tutkunu ve 2 kitabı da var. İşsiz ama öğretmek ve insanlara yardım etmek gibi bir özelliği de var.

Sabrınız varsa ve beklentiniz yüksek değilse harika bir film izlersiniz. 

Ve Oscar’a yardım edersiniz belki

Sevgiyle- Dostlukla

SEFİL BİR ŞAİRİN PORTRESİ