28 GÜN SONRA filmi 2003 yılında gösterime çıktığında FOX şirketi ile çalışıyordum ve İngilizlerin az ama öz yaptığı filmlerden biri olarak çok sevmiştim serinin başlangıcını.

Klasik bir zombi filmi değildi ve buram buram felsefe kokuyordu.

Danny Boyle yönetip senaryoyu da Alex Garland yazarsa bu film genelde iyidir. 

20 sinemada çıkıp 15-16 bin kişi ile başlamış ve toplamda 75 bin bilet ile bitirmiştik ömrünü. 

28 HAFTA SONRA (2007) ve 28 YIL SONRA (2025) olmak üzere ve 28 YIL SONRA – KEMİK KRALLIĞI – 1 ve 2 olmak üzere 5 filmini izlediğimiz serinin sonuncusu için bir rehber hazırladım.

  1. Kan tutuyorsa izlemeyin.
  2. Tok karnına filme bilet almayın.
  3. Sado – Mazo özellikleriniz varsa koşa koşa gidin.
  4. Şeytan – Ritüel – Radiohead, Iron Maiden, Duran Duran seviyorsanız akşamdan çadır atın.
  5. Gizli şiddet fanteziniz varsa senaryo sizin için yazılmış.

Ciddiyim.

2 saatlik filmin final bölümü izlenmeye değer. 

The Number Of The Beast parçası eşliğinde (Iron Maiden) Ralpf Fiennes’in muhteşem dansı ve olağanüstü görsel zenginlikte Şeytan, İsa, Tanrı ve İnsan sorgulaması var ki, anlatılmaz izlenir

Benim yorumum şu: Radikallerin çoğu psikoz altında ve tedaviye muhtaç. Güç ve koşullar elindeyken şeytanla işbirliği yapanlar, çaresiz kaldığında neden tanrıya sığınır? 

İsa neden çarmıhta “Baba neredesin? Beni neden unuttun?’’ der örneğin? 

Gerçekten tanrının babası olduğuna inandığı için olabilir mi?

Bu arada, filmin ezoterik doktrin vs. ile hiç ilgisi yok. 

Tek bir mesajı var: İnsan acayip vahşi bir yaratık. 

Son kare ise ilk filme gönderme. 

Sürpriz olsun!

Kanın yerde kalmayacak diyelim ve belki de 28 ASIR SONRA adlı serinin sonuncusu için bekleyelim!

SEVGİYLE- DOSTLUKLA

BABA? NERDESİN…. BENİ UNUTTUN MU?