Pandora Gezegeni’nde genetiği değiştirilmiş varlıkların yaşamımıza girişi 2009 yılına karşılık gelir.
Eski bilgilerimizi güncellemek gerekirse aslında James abimizin bu filmi çekebilmesi, teknolojinin kafasındaki karakterleri yaratacak düzeye gelmesini beklemişti, diye bir şey okumuş olmalısınız.
Bir dahi olduğu kabul edilebilir ama yarattığı dünyayı çekecek teknoloji için 20 yıl beklemek!
Peki değdi mi?
Evet. Fox şirketini ihya etti denilebilir.

Titanic dev bütçeli bir filmdi ve yine James Cameron yönetmişti. Fox ve James arasında özel bir ilişki var anlayacağınız.
Film, 3.5 saat. Titanic filminden 15 dakika daha uzun. Ama kaygılanmayın su gibi akıp gidiyor.
IMAX salonda 3D izlemenizi öneririm. Ses ve görüntü kalitesi açısından çağın çok ötesinde bir teknik. (Hep bir futbol maçı izlemek istemişimdir bu teknik ile)
Peki film ne anlatıyor?
Yaşamın temelinde olduğu gibi tezatları anlatıyor.
İyiler – kötüler, havada yaşayanlar – yerde yaşayanlar, nefes alabilenler – alamayanlar, insanlar – insansılar…
Filmi izlerken şunu düşündüm: İyi ve kötüyü ne ayırır?
Sanırım buna yanıtım “bulunduğunuz taraf” demek olurdu. Bütün filmler bu temadan yararlanmıyor mu zaten? Ama temel bir kuralı saptayalım: Gökyüzünden gelenler kesin kötüdür (E.T. örneği vermeyin hemen). İnsanın farklı bir galakside nefes almadan yaşamasının nedenlerini araştıran bir grup, teknoloji dehası silahlara sahip olsa da, içgüdüleri gelişmiş doğanın “bilinmez gizli gücü” desteği ile yaşayan Navi halkı karşısında yine çaresiz kalıyorlar.
Burada dikkatinizi şuna çekmek isterim. İnsanlar en çaresiz anda gizemli olağanüstü bir güce hep muhtaç. Bu bilinçaltımızdaki Tanrı kavramı olabilir mi?
Belki. Ama film öncesi James abimizin 2 dakikalık filmin nasıl hazırlandığına dair videosu bize “asıl Tanrı benim” diye düşündürdü.
STAR WARS serisi ne kadar sıra dışı ve ne kadar özel bir deha işi ise AVATAR da bir o kadar sıra dışı ve özel bir projedir.
Bırakın çekmeyi, düşünmek bile sıradan insana göre değildir. Size kültürel bir hizmet sunayım. Filme gitmeden rehber olsun size

Na’vi halkı
- Yaşadıkları Yer: Centauri-A sistemi yörüngesindeki gaza devi Polifemus’un uydusu olan Pandora gezegeni.
- Görünüşleri:
- Ortalama boyları 3 metre civarındadır.
- Mavi, çizgili deriye sahiptirler.
- Kuyrukları ve büyük, sarı kedimsi gözleri vardır.
- Vücutlarının arkasında, gezegenin biyolojik ağı olan Eywa‘ya bağlanmalarını sağlayan bir “sinir ağı” (kuyruk veya saç örgüsü ucundaki çıkıntı) bulunur.
- Kültür ve İnanç:
- Doğayla, özellikle de gezegenin canlı ruhu ve tanrıçası olarak kabul ettikleri Eywa ile derin bir manevi bağ içindedirler.
- Klanlar halinde yaşarlar (ilk filmdeki ana klan Omaticaya‘dır).
- Hayat Ağacı, Ruh Ağacı gibi kutsal yerlere büyük önem verirler.
Sevgiyle – Dostlukla
