Hafta sonu dostların daveti olmasa soğuk ve bardaktan boşanırcasına yağan yağmurda dışarı çıkmak için ya deli ya da sevdalı olunur.
Ben sevdalıydım sinemaya ve dostlara.
Murat Şeker, henüz ilk filmini çekmiş ve ben de kendi şirketimi yeni kurmuştum. 15 yılı geçmiş olmalı tanışıklığımız. Sonra sinema bir arada tuttu bizi. Filmlerinin setine gittim Efe ile. 2017 de bir televizyon kanalına yaptığım sinema programı için ofisine röportaja gittim. Galalarına gittim. Pazar günü de Master Class için AKM YEŞİLÇAM SİNEMASI’na gittim.

Sokrates “Bilgeliğim, bir şey bilmediğimi bilmemden gelir” der. Sinemada 36 yıl geride kalsa da bilgi değişen, yenilenen ve aktarılan bir organizmadır. Öğrenmenin yeri ve zamanı olmaz deyip koşuyorum fırsat buldukça.
Sonra Alain De La Mata konuk oldu. Kendisi Avrupa’nın en büyük dağıtımcılarından Wild Bunch adlı film satış şirketinin yapım desteği sorumlusu.
Kim neden yapıyor bunları peki?
“Film Yönetmenleri Derneği tarafından 2015 yılında hayata geçirilen Film-Yön Akademi, Türk Sinemasında ilk yılından itibaren sürdürülebilir bir deneyim aktarımı ve paylaşım platformu yaratmayı hedefliyor. Program, genç sinemacıların üretim süreçlerine somut katkı sağlamayı ve sektörde kalıcı bağlar oluşturmayı amaçlıyor” diyor basın bülteninde.
Erkan Can, Yüksel Aksu, Hüseyin Karabey, Semir Aslanyürek, Semih Kaplanoğlu, Cem Başeskioğlu, Natali Yeres gibi sektörün duayen isimlerinin sunum, atölye ya da master class yanında, Avukat Onur Kasaplı ve Onur Güneş katılan konuklara “Telif hakları” atölyesi ile bilgilerini aktardı.

Bu son derece yararlı FİLM-YÖN AKADEMİ’nin usta isimleri genç sinemacılarla buluşturma misyonuna gölge düşüren tek an, Alain De La Mata konuşmalarında bizim sistemi ve bakanlık uygulamalarını eleştirdiği bölümün çevrilmeyerek sansüre uğratılması oldu. Oysa adam gayet haklı birkaç cümle kurmuştu.
Hiç devletle işim olmadığı için rahatlıkla yazdım geçmişte ve yazmaya devam edeceğim: bakanlık destekli “bağımsız film” yapamazsınız. Bakanlık desteği aldıkça da böyle çevirilerde bile kendinize sansür uygularsınız.
Ne kadar içimize işlemiş korku…
Emeği geçen ve bizi kendi evinde misafir eder gibi çırpınan Eren ve Eyüp Boz çiftine ve İmam Adnan Sokakta ki Yeşilçam Sineması günlerinden bu yana makinistlik – işletmecilik yapan Burcu’ya (ülkemizin tek kadın makinisti sıfatı taşır) ayrıca teşekkürler.
Sevgiyle – Dostlukla
