Orjinal adı MERHAMET (Mercy) olan filme Türkçe isim MERHAMET YOK adını vermişler.
Biz nereden anımsarız Mercy kelimesini? Statlardan. NO MERCY yani “Merhamet Yok” yazarlar pankarta. İşimize dönelim biz.
Bazen filmlerin isimleri daha çekici, daha ticari hale getirmek gerekiyor; yıllarca yaptığım işimin bir parçası da filmlere isim vermekti. Örneğin Titanic için isim aramazsınız ama Washington Square için en az bir gün düşünürsünüz. Filmi izleyince doğru isim mi berbat mı karar verirsiniz.
Kapalı mekânda başlayıp flashbackler ile ilerleyen bir senaryoyu bu kadar akıcı hale getiren iyi oynanmış, çekilmiş ve yazılmış olması kuşkusuz.
Yakın gelecekte gerçekleşir mi bilinmez ama filmi ilginç kılan, “Böyle bir şey olursa, avukatlar, yargıçlar, hâkimler işsiz mi kalacak? Yargılamalar gerçekten adil olur mu?” gibi sorular sordurması.
Film, özel dedektifin eşini öldürmesi üzerine ilerliyor. Yakın gelecekte geçen filmde yargılamalar “MERHAMET” adlı bir program ile yapılmakta ve sistem belirli bir süre içinde kanıtlayamayan ya da suçsuzluk yüzdesini belirli bir oranın altına düşüremeyen kişileri ölüme mahkûm ediyor. MERHAMET’e düşüp kurtulan olmamıştır diye bir inanç var halkta.

Günümüz yapay zekâsından çok ilerisi bir sistem ile her görüntüyü, her telefon konuşmasını sanık lehine anında ekrana taşınabiliyor. Sanık, buradan suçsuzluğunu kanıtlıyor ya da ölüme mahkûm oluyor.
Modern hukuk sisteminde “Bir sanık, suçu kanıtlanana kadar suçsuzdur” der.
MERHAMET sisteminde aksini söylüyor.
Çıkışta arkadaşlar ile konuştuk. Hisler, duygular, önsezi, kanaat gibi soyut kavramlar olmadan, nesnel olgulardan sonuca ulaşmaya çalışan sistem iyi mi kötü mü?
Gelecekte buna alışacağız. 90’lı yıllarda Judge Dredd (Yargıç) vardı örneğin…
“Günümüzden bir asır sonrasında geçen film, teknolojinin üst seviyede olduğu hayali bir dünyada geçer. 100 yıl sonrasının New York şehri, Mega şehir olarak anılan son derece fütüristik bir yerleşim yeridir. Şehirde hüküm süren anarşik olayların en büyük önleyicisi polisler; ve bu polislerin en üst mertebesi de ‘yargıç’lardır. Yargıçlar her anlamda son derece üstün bir yetki ve güce sahip görevlilerdir. Zamanında bu görevi sürdürmüş olan Yargıç Dredd de bunlardan biridir. Dredd, eski zanlılardan Rico’nun hapisten kaçmasıyla kendisini amansız bir mücadelenin içinde bulur.”
Yargıç filmi özetini okuyunca filmin ana teması ne kadar paralel fark ettiniz mi?
Birinde ayrıcalıklı yargıçlar, diğerinde yapay zekâ…
Filmi bir solukta izledik. Beğendik. Sorguladık.

Ya yargılanırken sistem merhamet duygusundan yoksun olursa?
Ama zaten günümüz ve yaşadığımız coğrafyada yargılamalara bakınca aynı sonuç çıkmıyor mu?
İçerde suçsuzluğunu kanıtlamaya çalışanlar, tutuklu hastalara merhamet etmeyenler, uydurulmuş kanıtlar ile yargılananlar…
“Allah Kurtarsın!” derler hapse ilk adım atana…
Bizim de hukukta işimiz kendisine kalmış!
Sevgiyle – Dostlukla
