62. Uluslararası Antalya Altın Portakal yarışma filmlerinden olan bu eseri maalesef izleme şansım olamadı. 

En İyi İlk Film ve En İyi Senaryo ödülleri için film ekibini kutlarım.

Cem Yiğit Üzümoğlu oyunculuğunu görmeyi isterdim ama en çok yarışma bölümüne alınan ve ön jüri barajını geçmeyi başaran her filmi merak ettiğim gibi bunu da merak ediyordum.

Derken bir mesaj düştü. 

Pazartesi sabah Özdilek Sinemaları’nda sabah basın gösterimi yapılıyordu. 

Ne çok izlemeyen varmış meğer. 

Harika bir konu.

Yabancılar bunu olabildiğince mizahi işlerdi ama biz yine kendimize benzetmişiz.

Mal, mülk düşkünü abla- enişte, uyumlu ama ezilmiş bir çift karı – koca. Uyanık muhtar ve diğerleri.

Köylü kurnazlığı diye bir şey vardır. Çocukluğumdan bu yana anlatılır köylü – şehirli karşılaşması fıkrası. (Bu yazının konusu değil ama!)

Filmin ana mesajı “para insanı bozar!” diyor. Çankırı köylerinden birinden geçtiğini görüyoruz. Yönetmenin baba ocağı imiş. 

Filmi ben pazarlasam, günler öncesinden medyayı ayağa kaldırır, doğru mu yanlış mı sorularını sordurur ve uzay bilimcilerini UFO fanlarını bir araya toplar TV programları yaptırırdım.

“Gerçek bir olaydan!” derdim.

Film çekmek başka, pazarlamak başka bir uzmanlık gerektirir.

Aslı İnandık, beklemediğim kadar iyi bir oyun çıkarmış. Müziklerinden temasına dek Cem Yiğit Üzümoğlu’nu da içine katarak güzel bir iş çıkmış ortaya. 

Sarp Akkaya ve Ozan Çelik güçlü oyunculuğu ile bazen duran filmi arkadan itekler gibi.

Böyle güzel bir işten daha çarpıcı bir final bekliyor insan!

Şansı bol olsun 

NİZAM EREN YAZDI: SAHİBİNDEN SATILIK RAHMET!