Çok ama çok uzun zaman önce, bu ülke topraklarında yüzlerce farklı kültür yaşarmış.
Dili ayrı, giyimi ayrı, mutfağı ayrı, müziği ayrı…
Çok ama çok uzun zaman sonra bu ülkede, bu kültür kaybolmuş.
Neden acaba?
Sosyolog bilgeliği ile (Emre Kongar hocamın alanıdır) anlatamam tabii ama tanık olduklarım beni o kadar rahatsız ediyor ki, hemfikir olanlar ile paylaşmak istedim.
Kültür nedir sahi?
Bir yaşam biçimidir değil mi? Alışılagelmiş şeylerin tekrarlanması değil midir? Kuşaktan kuşağa aktarmak, kendini diğer toplumlardan farklı kılmak, ifade etmek, tanımlamak…
Yaşayış ve düşünüş tarzıdır kültür.
O hâlde bakalım aynaya ve sorgulayalım toplum kültürünü.
Düğünler örneğin…
Çok değil, 40 yıl öncesine kadar zeybek, harmandalı, karşılama, çiftetelli ile oynardı büyüklerimiz. Kadınlarımız “Evreşe yolları dar” derdi ve kına gecelerinde “Annesinin bir tanesini de hor görmesinler” denip ağlanırdı.
Şimdi Fatih Ürek “Hoşgeldinyeeeeaaaaa!” ile göbek atılıyor.
Ya şu nasıl?
“Kaç beygir bu be? Yedi buçuk yedi buçuk, yedi buçuk!”
Ya da bu?
“A be kaynana; verelim ablamıza.”
Dokuz sekizlik roman müzikleri olmasa ne yapardık bilmem.
Örneğin, konuşma tarzı ve birlikte yaşama kültürü…
Gencecik çocuklar herkesin içinde; yolda yürürken, metroda, otobüste fark etmeksizin küfretmeyi hayatın olağan akışı hâline getirmiş gibiler. Liseye giderken bir kızın yanında ağzımızdan yanlış bir şey çıkacak diye kelimeleri tarta tarta konuşurken, şimdi kızlar erkeklerden daha fazla küfürbaz olmuş.
Neden?
Evet, her şey değişir; ama daha önce de yazmıştım bu yanılgıyı: Her değişim ilerleme değildir.
İlerleme denen şeyde, insanlık adına bir yarar aranır.
Filtre kahve, moka, ice moka ve bilumum “Bla bla” türü kahveler empoze edildi.
Mc Donald’s, KFC, Arby’s, Burger King ile mutfağımızı, damak tadımızı değiştirdiler. Toplum adına bu değişimde bir ilerleme görebiliyor musunuz?
Kültür, kendiliğinden değişir gibi görünse ve günün koşullarına paralel kendini yenilese de bu verdiğim örnekte olduğu gibi müdahale ile değişim hız kazanır.
Biz en hızlı değişen (yozlaşan) toplumlardan biri olduk.
Peki neden?
Yine geldik başa, şu temel saptamaya:
“Bir toplumu ne kadar cahil bırakırsan, o kadar kolay yönetirsin.”
Sevgiyle – Dostlukla
