Çocukluğumda Edip Akbayram Aldırma Gönül dinlemekti.

Kasabamızın Aşıklar Çeşmesi denen çamlıkta içip slogan atmaktı.

1977 yılına dek solcu öğretmenler ile bayram kutlamak ve onları dinlemekti.

1977 1 Mayıs tarihi ve sonrası asla bir daha aynı olmayacaktı.

Taksim’e giden abilerimin dönüşündeki yüz ifadelerini unutamam. Anlatırken seslerinin titrediğini unutamam.

“Neden sonsuz yolculuğa çıkanların yanında ben değilim ve buradayım?’’ utangaçlığını unutamam.

Kral abilerdi her biri.

Şişli’den Taksim’e derneklerle yürümüşlüğüm de vardır ama 1977 Taksim’in yerini hiçbir yürüyüş alamaz.

Sinema ve 1 Mayıs ilişkisi peki? 

1 Mayıs İŞÇİNİN VE EMEKÇİNİN BAYRAMI ise MADEN filmi ilk aklıma gelendir.

KARANLIKTA UYANANLAR, BEREKETLİ TOPRAKLAR ÜZERİNDE, ÇARK, DEMİR YOL gibi pek çok film yapıldı Yeşilçam’da.

2. Cumhuriyetçiler, liberaller, siyasal İslam ardına gizlenenler, Turgut Özalcılar ve bunun gibi her türlü üretilen “kavramcılar” sinemamızın SINIFSAL yanına tuz ruhu döktüler.

 Kökünü kuruttular. Yeşilçam’ı öldürüp yerine YENİ TÜRKİYE SİNEMASI dediler. 

Tıpkı AKP’nin yeni Türkiye vizyonu dediği gibi.

Film festivallerinde toplumdan kopuk “sanat, sanat içindir”ciler dönemi başladı. 

Sınırlı kadro ile içsel sorunları işleyen ve yurtdışı fonlarının desteklediği her türlü tema çekici hale geldi ve bir zaman sonra film izleme genetiği tamamen değişti.

Kültür Bakanlığı desteği alabilmek için senaryolar nabza göre şerbet oldu.

Toplumsal hafıza; yazılan kitaplar, üretilen filmler, oynanan oyunlar, bestelenen şarkılardır.

Cem Karaca’nın 1 MAYIS’ı toplumsal mirastır örneğin. 

Türkan Şoray, Fatma Girik, Cüneyt Arkın, Tarık Akan’ın kortejde pankart taşıdıkları fotoğraf da toplumsal mirastır.

Geçmişte YEŞİLÇAM’ın yokluk günlerinde üretilen her film için emeği geçenlerin 1 MAYIS’ı kutlu olsun.

Sevgiyle – Dostlukla

1 MAYIS